Pırlantam doğal mı, sentetik mi?

Pırlanta yerin yaklaşık 120 km altında yüksek ısı ve basınçla oluşmuş, sonrasında çeşitli yer hareketleri ile yeryüzüne ulaşmış olan elmasın özel kesilmiş haline verilen isimdir. Dolayısıyla pırlanta dediğimiz zaman elimizdeki parıltılı taşın ‘DOĞAL’ yollarla oluştuğunu düşünürüz. Milyonlarca yıl yaşında olduğunu, karbonların birbirine sıkıca kenetlenerek bu güzel, parıltılı taşı oluşturduğunu düşünürüz.
 
            Maalesef gerçek her zaman böyle değildir. Zamanımızda ilerleyen teknolojiler sayesinde pırlantaya çok benzeyen birçok taş ve hatta birebir aynısı olan sentetikler bulunmaktadır.
 
            Bu taşları basitçe sınıflandırmak istersek;
 
A)    İmitasyonlar
B)     Sentetik
 
İmitasyonlar, Kübik zirkon (atom) ve mozanit gibi pırlanta ile aynı fiziksel-kimyasal özellikleri paylaşmayan ancak parıltı itibariyle ona yakın taşlardır. Kuyumcu mağazalarında sıklıkla karşımıza çıkarlar. Bu taşları ayırt etmek için çok ileri teknolojilere ihtiyaç duyulmaz. Basit bir termal-ısı tester’ı ile fark anlaşılabilir. Özellikle kübik zirkon pırlantaya kıyasla çok daha donuk, simetrisi-kesimi bozuk bir taştır ve zamanla matlaşacak, rengi bozulacaktır. Sentetik mozanit ise parıltısı pırlantaya benzese de lup ile yapılan ışık kırılım incelemesinden sonra kendini ele verecektir.
 
     Sentetik pırlanta ise en tehlikeli olanıdır. Bilim adamları doğal pırlantanın oluşum koşullarını laboratuvar ortamında taklit ederek pırlantanın birebir aynısını üretmeyi 1960’lardan beri başarmışlardır. Zamanımızda piyasada sıklıkla sentetiklere rastlanır. Ayırt edilmesi için laboratuvar ekipmanları ve uzman bir gözlemci şarttır. Dolayısıyla kuyumcunuzdan mutlaka IDL doğal pırlanta sertifikası talep etmenizi öneririz.
 
Saygılarımızla,
IDL Gemologları